ALİ COŞKUN

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür,
Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı

Değerli Canlar, Kıymetli Yol Dostlarımız ve Türkmen Alevi Toplumunun Değerli Mensupları,

Bir toplumun geleceğini şekillendiren en büyük güç; köklerinden aldığı değerleri bilgiyle, kurumlarla, eğitimle ve ortak bir gelecek tasavvuruyla buluşturabilmesidir.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın kuruluş düşüncesi de bu anlayış üzerine yükselmektedir.

Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun kültürel ve manevi dünyasına yön veren Türkmen Alevi geleneğinin tarihsel birikimini korumak, ocaklarımızın hafızasını kayıt altına almak, inanç ve kültür dünyamızın zenginliğini bilimsel çalışmalarla geleceğe taşımak ve toplumumuzun yarınlarına güçlü kurumlar bırakmak en temel sorumluluklarımız arasındadır.

Kurucu Başkan olarak taşıdığım en büyük ideal; geçmişimizin derinliğini, bugünün imkânlarıyla buluşturan ve gelecek kuşaklara güçlü bir kültürel miras bırakan kalıcı bir yapı oluşturmaktır.

Hubyar Ocağı’nın kültürel ve manevi iklimi içerisinde yetişmiş biri olarak, ocak geleneğinin insan hayatındaki yerini ve toplumsal hafızadaki önemini uzun yıllardır yakından gözlemleme imkânı buldum. Anadolu’nun farklı bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, dedelerimiz ve analarımızla kurduğumuz gönül bağları, cemlerimiz, lokmalarımız, akademik çalışmalarımız ve kültürel buluşmalarımız bu yolculuğun önemli parçalarını oluşturmaktadır.

Her ziyaretimizde aynı zenginlikle karşılaşıyoruz:
Yüzyılların bilgisini taşıyan ocaklarımız,
güçlü bir sözlü kültür,
nesilden nesile aktarılan inanç gelenekleri,
deyişlerimiz, nefeslerimiz, erkânlarımız,
tarihsel belgelerimiz ve bütün bunların merkezinde yer alan güçlü bir insanlık anlayışı…

Bu büyük birikimin bilimsel yöntemlerle araştırılması, kayıt altına alınması ve gelecek kuşakların erişebileceği kalıcı kaynaklara dönüştürülmesi vakfımızın temel çalışma alanlarından biridir.
Alevi inanç-dede ocaklarımızın tarihini, şecerelerini, sözlü anlatılarını, kültürel değerlerini ve toplumsal rollerini daha kapsamlı çalışmalarla ele almayı önemsiyoruz.

Çünkü hafıza, kuşaklar arasındaki en güçlü bağdır.

Bugün kayıt altına alınan bir söz, yayımlanan bir eser, arşivlenen bir belge veya gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma; yıllar sonra yeni kuşakların kendi tarihlerini tanımasına hizmet edecek değerli bir kaynak hâline gelir.

Bu anlayışla Gül Baba’dan Hubyar Sultan’a, Hacı Bektaş Veli’den Anadolu’nun farklı coğrafyalarında yaşamış erenlere, dedelere ve ocaklara uzanan geniş bir kültür havzasını bilimsel çalışmaların, akademik yayınların ve uluslararası kültürel ilişkilerin konusu hâline getirmeyi önemsiyoruz.

KÖKLERDEN GELECEĞE UZANAN BİR VİZYON

Türkmen Alevi geleneği; yalnızca tarihsel bir miras değil, aynı zamanda insanı, paylaşmayı, adaleti, vicdanı, sevgiyi ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan güçlü bir yaşam kültürüdür.

Horasan’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan bu büyük irfan yolu; yüzyıllar boyunca farklı toplumlar arasında gönül köprüleri kurmuş, ortak yaşam kültürünün gelişmesine katkı sunmuştur.

Bugün bize düşen görev, bu değerleri çağın diliyle yeniden görünür kılmaktır.

Vakfımızın kültürel vizyonunu; ‘araştırma, yayıncılık, akademi, dijital arşivcilik, kültür-sanat faaliyetleri ve uluslararası iş birlikleri’ üzerine geliştirmeyi hedefliyoruz.

Ocaklarımızın tarihi üzerine hazırlanacak akademik eserlerin çoğalmasını, sözlü tarih çalışmalarının sistematik biçimde yürütülmesini, arşivlerimizin dijital ortamda korunmasını ve genç araştırmacıların bu alanlarda desteklenmesini son derece değerli görüyorum.

Uzun vadede en önemli hedeflerimizden biri, Türkmen Alevi tarihinin ve kültürünün farklı kaynaklarını bir araya getiren kapsamlı bir*kültür ve hafıza merkezi oluşturmaktır.

Bu merkez içerisinde tarihi belgelerin, şecerelerin, akademik araştırmaların, sözlü anlatıların, görsel arşivlerin, deyişlerin, nefeslerin ve kültürel mirasımıza ait materyallerin bilimsel standartlarla korunmasını ve araştırmacılara açılmasını arzu ediyoruz.

Böyle bir yapının, gelecek kuşaklara bırakılabilecek en değerli eserlerden biri olacağına inanıyorum.

GENÇLERİMİZ VE EĞİTİM

Bir toplumun kültürel hafızası geçmişten gelir; gelecekteki gücü ise yetiştirdiği gençlerle şekillenir. Bu nedenle vakfımızın en önemli çalışma alanlarından biri eğitimdir.

Gençlerimizin nitelikli eğitim imkânlarına ulaşması, akademik çalışmalarının desteklenmesi, kültürlerini güçlü kaynaklardan öğrenmeleri ve dünyayla güçlü bağlar kurabilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Burs programlarının geliştirilmesi, öğrencilere akademik destek sağlanması, araştırma projelerinin teşvik edilmesi, kültür ve tarih alanında genç araştırmacıların yetiştirilmesi önümüzdeki dönemin önemli hedefleri arasındadır.

Biz, kendi tarihini bilen, kültürüne güvenen, bilimle düşünen, dünyayı takip eden, yabancı diller öğrenen, üreten ve topluma değer katan gençlerin yetişmesine katkı sunmak istiyoruz.

Gençlerimizin üniversitelerde, akademide, sanatta, kültürde, teknolojide ve uluslararası platformlarda daha görünür hâle gelmesi toplumumuzun geleceği açısından büyük bir kazanım olacaktır.

Her başarılı genç, geleceğe bırakılmış güçlü bir eserdir.

KÜLTÜR, EĞİTİM, SAĞLIK VE SOSYAL DAYANIŞMA

Vakfımızın isminde yer alan ‘kültür, eğitim ve sağlık’ kavramları, topluma hizmet anlayışımızın temel sütunlarını oluşturmaktadır.

Kültür; kimliğimizi ve ortak hafızamızı yaşatır.

Eğitim; toplumumuzun bilgi ve insan kaynağını güçlendirir.

Sağlık ise insanımızın yaşam kalitesini ve toplumsal refahını destekler.

Bu üç alanı birbirini tamamlayan bir bütün olarak değerlendiriyoruz.

Sağlık taramaları, bilgilendirme çalışmaları, koruyucu sağlık konusunda farkındalık projeleri ve ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal desteklerin geliştirilmesini toplumsal sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz.

Vakfımızın her çalışmasının insan hayatında karşılık bulmasını önemsiyorum.

Bir öğrencinin eğitimine katkı sunmak,

bir araştırmacının çalışmasına kaynak sağlamak,

bir ocağın tarihini kayıt altına almak,

bir kültürel eseri yayımlamak,

bir büyüğümüzün hatıralarını gelecek nesillere taşımak,

bir ihtiyaç sahibinin yanında olmak…

Bunların her biri bizim için hizmet anlayışının ayrı bir ifadesidir.

KURUMSAL HAFIZA VE KALICI ESERLER

Toplumların gelecekteki gücü, oluşturdukları kurumların niteliğiyle doğrudan ilişkilidir.

Bu nedenle Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın kurumsal yapısını uzun vadeli bir perspektifle geliştirmeyi önemsiyoruz.

Araştıran, yayınlayan, arşiv oluşturan, gençleri destekleyen, akademik dünyayla ilişkiler kuran ve toplumun ihtiyaçlarına cevap üreten güçlü bir vakıf yapısı hedefliyoruz.

Kurucu Başkan olarak en önemli sorumluluklarımdan birinin, gelecek kuşakların üzerine yeni eserler inşa edebileceği sağlam bir kurumsal temel bırakmak olduğuna inanıyorum.

İnsan ömrü sınırlıdır; kültür, bilgi ve kurumlar ise kuşaklar boyunca yaşayabilir.

Bu nedenle yaptığımız çalışmaların her birini uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.

Bugün gerçekleştirilen bir akademik çalışma, yıllar sonra yeni araştırmaların temelini oluşturabilir.

Bugün dijital ortama aktarılan bir belge, gelecek yüzyıldaki bir araştırmacının başvuru kaynağı olabilir.

Bugün desteklenen bir öğrenci, gelecekte toplumumuza yön veren önemli bir bilim insanı, sanatçı, eğitimci veya yönetici olabilir.

Bizim gelecek anlayışımız bu düşünce üzerine kuruludur.

ANADOLU’DAN BALKANLAR’A UZANAN KÜLTÜR COĞRAFYASI

Türkmen Alevi-Bektaşi kültürünün tarihsel izleri geniş bir coğrafyaya yayılmaktadır.

Anadolu, Balkanlar, Horasan ve Avrupa’da yaşayan topluluklarımız arasındaki kültürel bağların araştırılması ve güçlendirilmesi vakfımızın önem verdiği alanlardan biridir.

Bu doğrultuda üniversiteler, kültür kurumları, araştırma merkezleri ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler geliştirilmesini son derece değerli görüyoruz.

Konferanslar, sempozyumlar, akademik yayınlar, kültür buluşmaları ve uluslararası projeler aracılığıyla Türkmen Alevi kültürünün dünya akademik literatüründe daha güçlü biçimde temsil edilmesini hedefliyoruz.

Aynı zamanda kültürel diplomasi alanında kurulacak ilişkilerin toplumlar arasında yeni gönül köprüleri oluşturacağına inanıyoruz.

Geçmişten bugüne uzanan tarihsel bağlarımızı, çağdaş dünyanın bilimsel ve kültürel imkânlarıyla yeniden buluşturmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacaktır.

GELECEĞE BIRAKACAĞIMIZ EMANET

Değerli Canlar,

Biz büyük bir kültürel mirasın taşıyıcılarıyız.

Bu mirasın içerisinde yüzyılların inancı, bilgeliği, sözü, müziği, edebiyatı, insan sevgisi ve dayanışma kültürü bulunmaktadır.

Şimdi bu büyük mirası daha güçlü kurumlarla, daha kapsamlı akademik çalışmalarla, daha nitelikli yayınlarla ve yeni kuşakların enerjisiyle geleceğe taşıma zamanıdır.

Önümüzdeki dönemde;

ocaklarımızın tarihine yönelik araştırmaları derinleştirmek,

akademik yayınlarımızı çoğaltmak,

dijital kültür arşivimizi geliştirmek,

gençlerimize yönelik eğitim ve burs çalışmalarını büyütmek,

uluslararası akademik ve kültürel ilişkilerimizi genişletmek,

sağlık ve sosyal dayanışma projelerimizi güçlendirmek

ve kültürel mirasımızı daha geniş kitlelere ulaştırmak temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Bu yolculuğu ortak akılla, güçlü kurumlarla ve toplumsal dayanışmayla sürdüreceğiz.

Ben geleceğe umutla bakıyorum.

Çünkü köklerimiz güçlüdür.

Çünkü kültürel hafızamız derindir.

Çünkü gençlerimizin sahip olduğu potansiyele inanıyoruz.

Ve en önemlisi; bu toplumun yüzyıllardır taşıdığı dayanışma ve gönül kültürünün geleceğin güçlü kurumlarını inşa edebilecek büyük bir birikime sahip olduğuna inanıyoruz.

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak hedefimiz; ‘geçmişimizin bilgisini koruyan, bugünün insanına hizmet eden ve geleceğin kurumlarını bugünden inşa eden güçlü bir kültür ve düşünce merkezi” hâline gelmektir.

Bizim için bu yol, bir hizmet ve emanet yoludur.

İlimle büyüyen, kültürle köklenen, dayanışmayla güçlenen ve insan sevgisiyle anlam kazanan bu yolda; dedelerimizin, analarımızın ve bizden önce bu kültüre emek vermiş bütün büyüklerimizin mirasını geleceğe taşımanın sorumluluğunu taşıyoruz.

Bütün canlarımızı, akademisyenlerimizi, sanatçılarımızı, araştırmacılarımızı, gençlerimizi ve gönül dostlarımızı bu büyük kültür yolculuğunun bir parçası olmaya davet ediyorum.

‘Köklerimizden aldığımız güçle, bilgiyi mirasa; mirası esere; eseri geleceğe dönüştüreceğiz.’

Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle,

 

Ali COŞKUN
Kurucu Başkan
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı