“ŞECERE-İ HANEDAN-I MUSTAFA VE GÜL BABA’NIN SOYU” adlı yayınımız
Amerika Birleşik Devletleri’nden; Stanford Üniversitesi, UC Berkeley Üniversitesi, University of Texas Indiana Üniversitesi, Yale Üniversitesi ve
Almanya-Berlin Eyaleti Devlet Kütüphanesi, Almanya-Bavyera Eyaleti Devlet Kütüphanesi, İngiltere Milli Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi
için talep edildi.
Gül Baba, 16. yüzyılda Alevi-Bektaşi inancının Orta Avrupa’da temsilciliğini yapan tarihsel-inançsal önderdir. Gül Baba, Türk-Osmanlı seferleri bağlamında Macaristan coğrafyasına geçmiş, Budin’de şehit olmuş ve aynı şehre defnedilmiştir. Adına yapılan türbe yüzlerce yıl boyunca Macaristan’da Alevi-Bektaşi inancının mekansal bir merkezi olmuştur. Gül Baba adına Budin’de inşa edilen türbe, Orta Avrupa’da Alevi-Bektaşi inancı dışında Türk-Osmanlı kültür-kimliğinin ve de İslam dininin mekan olarak temsilcisi olmuştur.
Gül Baba, soy olarak Hazreti Muhammed’in neslinden gelmekte olup İmam Hüseyin’in oğlu İmam Zeynelâbidîn’in torunlarındandır. Bu vesile ile Gül Baba’nın nesebi, Ehl-i beyt’e ulaşmakta ve seyyid sıfatını almaktadır. Gül Baba’nın ecdatları, Anadolu’ya gelerek Isparta bölgesine yerleşmiştir. Isparta-Senirkent-Uluğbey köyü, Gül Baba’nın atalarının yerleştiği ve kuruduğu bir Alevi-Bektaşi yerleşim birimidir. Uluğbey köyü yüzlerce yıllık bir tarihe sahip olup Gül Baba ve soyunun tarihi yurdudur.
Isparta-Senirkent-Uluğbey köyünde vakıf olarak gerçekleştirdiğimiz bilimsel-akademik içerikli alan çalışmalarında Gül Baba’nın soyunu detayları ile gösteren son derece önemli bir şecere tespit edilmiştir.
Tarihsel önemdeki şecere sadece Gül Baba’nın soyunu detayları ile vermemekte Hazreti Muhammed’den başlayarak tüm Ehl-i beyt mensuplarını içeren ve tanıtan büyük bir veriyi içermektedir. Şecerenin taşıdığı bilimsel-akademik önem ve öncelikten yola çıkarak detaylı bir analizi gerçekleştirilmiş, Arapça ve Osmanlı Türkçesi’nden oluşan tüm metnin çevirisi yapılmıştır. Sürdürülen çalışma sonunda yayımlanan mevcut metin oluşmuş ve Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından yayımlanmıştır.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı sayın Ali Coşkun yaptığı açıklamada:
“16. yüzyılda, Türk-Osmanlı seferlerinin ardından Macaristan’ın Budin şehri, Alevi-Bektaşi inancının Orta Avrupa’daki merkezi haline gelmiştir. Budin, bugün Budapeşte’nin bir parçası olarak Alevi-Bektaşi inancının Orta Avrupa’daki temsiliyetinin başladığı noktadır. Budin’de Gül Baba, Alevi-Bektaşi inancının önderlerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır. Seyyid Cafer adıyla bilinen Gül Baba’nın soyu, Veli Baba Ocağı’na ve Hazreti Muhammed’in torunu İmam Hüseyin’e kadar ulaşmaktadır. Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak bu zengin tarihsel ve inançsal mirası koruma ve geleceğe aktarma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Vakfımızın bu doğrultuda gerçekleştirdiği çalışmalar arasında Gül Baba ve Veli Baba Ocağı’na ilişkin tarihsel belgelerin titizlikle incelenmesi ve bu verilerin akademik yayınlara dönüştürülmesi de bulunmaktadır. Özellikle Isparta-Senirkent-Uluğbey köyünde yapılan alan çalışmaları sonucunda Ehl-i beyt neslini detaylarıyla ortaya koyan son derece önemli bir şecere belgesi gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu belge yalnızca Veli Baba Ocağı ve Gül Baba hakkında değil, aynı zamanda İslam tarihine ışık tutan pek çok bilgiyi de içermektedir.” diyerek ŞECERE-İ HANEDAN-I MUSTAFA VE GÜL BABA’NIN SOYU adlı yayının içerik ve önemine işaret etti.

ŞECERE-İ HANEDAN-I MUSTAFA VE GÜL BABA’NIN SOYU adlı yayın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerdeki dünyanın sayılı üniversite ve kütüphanelerine kataloglanmak üzere talep edilmeye devam etmektedir.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın benzer yayın çalışmaları önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir.

Leave feedback about this