Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı Ali Coşkun, İstanbul’da düzenlenen Sarı Saltık Ocağı Birlik ve Beraberlik Buluşması’na katıldı. Coşkun, konuşmasında ocaklar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve Alevi-Bektaşi inanç mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Sarı Saltık Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 17 Ekim 2026 Cumartesi günü Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen buluşma, “Horasan’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Balkanlar’a, Avrasya’nın piri Sarı Saltık’ın izinde” temasıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, bilimsel araştırmalar ve tarihî belgeler ışığında hazırlanan “Sarı Saltık ve Sarı Saltık Ocağı Külliyatı”nın tanıtımına ev sahipliği yaptı.
HORASAN’DAN BALKANLAR’A UZANAN GÖNÜL BAĞI
Konuşmasında Sarı Saltık’ın temsil ettiği inanç ve kültür dünyasına dikkat çeken Ali Coşkun, bu mirasın Türkistan’dan Anadolu’ya, Rumeli’den Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafya içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Hoca Ahmed Yesevi’nin düşünce dünyası ile Hacı Bektaş Veli’nin insan sevgisini ve hizmeti esas alan anlayışının bu yolculuktaki önemini anlatan Coşkun, erenlerin gittikleri coğrafyalara ahlak, edep ve dayanışma taşıdığını ifade etti. Dervişlerin kurduğu tekkelerin ibadetin yanı sıra eğitim, sığınma ve toplumsal yardımlaşma işlevi gördüğüne işaret etti.
OCAKLAR ORTAK HAFIZANIN TAŞIYICISIDIR
Alevi inancında ocakların taşıdığı temel role değinen Coşkun, dedelik ve taliplik ilişkilerinin, cem erkânının ve inanç değerlerinin bu kurumlar aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi.
“Ocakları ve aralarındaki ilişkiyi anlamadan Alevi inancının tarihini ve toplumsal yapısını doğru biçimde kavramak mümkün değildir” diyen Coşkun, ocaklar arasındaki bağlılığın gelenekte “el ele, el Hakk’a” sözüyle ifade edildiğini hatırlattı. Ocakların tarihini ve hizmetlerini görünür kılmanın, karşılıklı anlayışı ve gönül bağlarını güçlendireceğini vurguladı.
SARI SALTIK’IN MİRASI FARKLILIKLARI BULUŞTURUYOR
Sarı Saltık’ın Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan etkisini değerlendiren Coşkun, farklı dilleri, dinleri ve kültürleri olan insanların yüzyıllar boyunca onu sevgi ve saygıyla andığını belirtti.
Sarı Saltık’ın insan sevgisi, erdem, ahlak ve hoşgörüyle hatırlandığını ifade eden Coşkun, “Bir erenin büyüklüğü, farklı insanların gönlünde yer bulabilmesiyle de ölçülür” sözleriyle bu mirasın bir arada yaşama kültürü açısından önemine dikkat çekti.
KÜLLİYAT GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ KURUYOR
Tanıtımı yapılan “Sarı Saltık ve Sarı Saltık Ocağı Külliyatı”nı ortak hafızanın korunması açısından değerli bir çalışma olarak nitelendiren Coşkun, eserin ocağın hizmet geleneğini ve Sarı Saltık’ın farklı coğrafyalarda bıraktığı izleri gelecek kuşaklara taşıyacağını söyledi.
Çalışmanın gençler ve araştırmacılar için bir başvuru kaynağı olacağına işaret eden Coşkun, “Bir toplumun hafızası, onu anlatan ve yaşatan insanların emeğiyle canlı kalır” dedi. Külliyatın okunmasını, tartışılmasını ve yeni araştırmalara kaynaklık etmesini diledi.
BİRLİK, ORTAK MİRASA SAHİP ÇIKMAKLA GÜÇLENİR
Birlik ve beraberliğin ortak değerleri tanımak ve birbirinin emeğine sahip çıkmakla güçleneceğini belirten Coşkun, inanç ve kültür mirasının araştırılmasının, doğru anlatılmasının ve yaşatılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.
Coşkun, “Sarı Saltık’ın insan sevgisini, erdemini, ahlakını ve farklılıklar arasında kurduğu gönül köprülerini bugünün dünyasına taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
NAKİ EVSEN’E VE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR










