BASINDABİZ Duyuru Etkinlik Genel Yayın Ziyaret

MUNZUR’DAN SARI SALTUK’A, OCAKLARDAN GELECEĞE: TUNCELİ’DE TARİHİ BULUŞMA

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı, Hubyar Ocağı evladı Ali Coşkun’un ev sahipliğinde Tunceli’de gerçekleştirilen 4 Temmuz buluşması, Alevi-Bektaşi inanç dünyasının önemli isimlerini, ocak temsilcilerini ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce canı bir araya getirdi. Yaklaşık 30 yıldır Alevi-Bektaşi inanç ve ocak geleneğinin yaşatılması için çalışmalar yürüten Ali Coşkun’un öncülüğündeki program,  yüzlerce canlarla Munzur Gözeleri’ndeki buluşması ve semahıyla başladı; Sarı Saltuk Türbesi ziyaretiyle devam etti ve Tunceli Cemevi’nde düzenlenen On İki İmamlar Kurbanı ve Aşure Lokması Programı ile tamamlandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da katıldığı buluşmalarda ocakların geleceği, Alevi-Bektaşi inanç mirası, Kerbela’nın evrensel mesajı, birlik, kardeşlik ve toplumsal dayanışma vurgusu öne çıktı.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı, 4 Temmuz 2026 tarihinde Tunceli’de gün boyunca devam eden kapsamlı bir inanç ve kültür programına ev sahipliği yaptı.

Türkiye’nin dört bir yanından Tunceli’ye gelen dedeler, analar, ocak temsilcileri, inanç önderleri ve yüzlerce can; Munzur Gözeleri’nden Sarı Saltuk Türbesi’ne, oradan Tunceli Cemevi’ne uzanan programda bir araya geldi.

Program, yalnızca bir anma ya da ziyaret etkinliği olmanın ötesinde; Alevi-Bektaşi inanç dünyasının ocak merkezli tarihsel hafızasını, Kerbela’nın adalet çağrısını ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğunu gündeme taşıyan büyük bir buluşmaya dönüştü.

PROGRAMIN İLK DURAĞI MUNZUR GÖZELERİ OLDU


Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından gerçekleştirilen program, sabah saatlerinde Munzur Gözeleri’nde başladı.

Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen canlarla, Munzur’un doğası ve manevi atmosferinde bir araya geldi. Canların topluca gerçekleştirdiği ziyaretin ardından semah dönüldü, dualar edildi ve birlik mesajları verildi.

Munzur Gözeleri’nde tarihte ilk defa gerçekleşen ‘semaha durulması’, günün en dikkat çekici görüntülerinden birini oluşturdu.

IMG_5973

İnancın yalnızca kapalı mekânlarda değil; doğayla, insanla, suyla ve yaşamla kurulan ilişkinin içerisinde de anlam kazandığını gösteren buluşma, programa katılan canlar açısından güçlü bir manevi atmosfer oluşturdu.

Munzur’da başlayan yolculuk, daha sonra Alevi-Bektaşi inanç dünyasının önemli merkezlerinden biri olan Sarı Saltuk Türbesi’ne taşındı.

İKİNCİ DURAK SARI SALTUK TÜRBESİ OLDU


Munzur Gözeleri’ndeki programın ardından Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı heyeti ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen canlar Hozat’ta bulunan Sarı Saltuk Türbesi’ne geçti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Tunceli programı kapsamında Sarı Saltuk Türbesi’ni ziyaret ederek burada bulunan ocak temsilcileri, dedeler, analar ve canlarla bir araya geldi.

Sarı Saltuk’un manevi huzurunda gerçekleşen buluşmada Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı Ali Coşkun ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu birer konuşma yaptı.

TUNCELİ CEMEVİ’NDE ON İKİ İMAMLAR BULUŞMASI

Munzur Gözeleri’nde sabah saatlerinde başlayan ve Sarı Saltuk Türbesi ziyaretiyle devam eden programın son durağı Tunceli Cemevi oldu.

Saat 19.00’da başlayan On İki İmamlar Kurbanı ve Aşure Lokması Programı geniş katılımla gerçekleştirildi.

Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı Ali Coşkun ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu programda birer konuşma yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Tunceli’nin yalnızca coğrafi değil, tarihî ve inançsal bakımdan da özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Tunceli’de inanç, ilim ve gönül erlerinin arasında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Dervişoğlu, Horasan erenleri ve ocak geleneğinin Anadolu’daki tarihsel yolculuğuna dikkat çekti.

Dervişoğlu, Tunceli’nin Alevi-Bektaşi inanç dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmesinde, Horasan erenlerinin ve ocakların Anadolu’daki ilk duraklarından birinin Tunceli olduğunu belirterek Anadolu ve Balkanlar’daki ocakların bu coğrafyayla tarihî bağları bulunduğunu vurguladı.

Tunceli’yi büyük bir gönül ve medeniyet yürüyüşünün önemli coğrafyalarından biri olarak tanımlayan Dervişoğlu, Sarı Saltuk’un Anadolu ve Balkanlar’daki tarihsel ve manevi izlerine de dikkat çekti.

Dervişoğlu, ocakların ve cemevlerinin yaşadığı sorunları bildiklerini ifade ederek, cemevleri meselesinin günübirlik yaklaşımlarla değil, köklü ve kalıcı bir anlayışla ele alınması gerektiğini söyledi.

Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin tarihsel yapısında ocakların taşıdığı merkezi öneme işaret edilen programda, inanç kurumlarının kendi tarihsel ve geleneksel yapıları içerisinde değerlendirilmesinin önemi vurgulandı.

ALİ COŞKUN: “OCAKLARIMIZ GEÇMİŞİN HATIRASI DEĞİL, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR”


Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı ve Hubyar Ocağı evladı Ali Coşkun ise konuşmasında ocak geleneğinin Alevi inancındaki merkezi yerine dikkat çekti.

Yaklaşık 30 yıldır Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin, ocak kültürünün ve yol hizmetinin yaşatılması için çalışmalar yürüten Coşkun, vakfın temel amacının ocakları yalnızca geçmişin bir mirası olarak korumak değil, geleceğin inanç ve kültür dünyasının temel taşı olarak güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Coşkun, ocakların Alevi toplumunun tarihsel hafızasını taşıyan en önemli kurumlar olduğunu belirterek şu mesajı verdi:

“Ocaklarımız edep, erkândır. Ocaklarımız hizmettir. İnsanın kendini bildiği manevi mekteplerdir. Ocak varsa hafıza vardır. Hafıza varsa kimlik vardır. Kimlik varsa gelecek vardır.”

Ali Coşkun, Alevi-Bektaşi inanç dünyasının geleceğinin kendi tarihsel kökleriyle güçlü bir bağ kurulmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Ocakların yalnızca geçmişte kalmış yapılar olmadığını ifade eden Coşkun, genç kuşakların kendi inançlarını, kültürlerini ve tarihlerini doğru kaynaklardan öğrenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Coşkun, Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın temel hedefinin ocaklar arasındaki bağı güçlendirmek, gençleri kendi inanç kökleriyle buluşturmak ve Alevi-Bektaşi öğretisini edep, erkân, ilim ve muhabbet temelinde gelecek kuşaklara taşımak olduğunu vurguladı.

ALİ COŞKUN KENDİ ROZETİNİ ÇIKARDI, DERVİŞOĞLU’NA VAKFIN ROZETİNİ TAKDİM ETTİ

Sarı Saltuk Türbesi’ndeki programın en anlamlı anlarından biri, Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı Ali Coşkun ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu arasında yaşandı.

Ali Coşkun, kendi yakasında bulunan vakıf rozetini çıkararak Müsavat Dervişoğlu’na takdim etti.

Coşkun, vakfın rozetini Dervişoğlu’na takdim ederken kendisini Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın Onursal Başkanı ilan etti.

Müsavat Dervişoğlu ise kendisine gösterilen bu teveccühten büyük bir onur duyduğunu ifade ederek Ali Coşkun’a ve vakıf yönetimine teşekkür etti.

Duaların okunduğu, lokmaların paylaşıldığı ve semahların dönüldüğü programda Muharrem ayının taşıdığı matem, adalet, kardeşlik ve ortak vicdan mesajları öne çıktı.

ALİ COŞKUN: “BUGÜN BİR HAFIZAYI AYAĞA KALDIRIYORUZ”


Tunceli Cemevi’ndeki programda kapsamlı bir konuşma yapan Ali Coşkun, gerçekleştirilen buluşmanın yalnızca geleneksel bir aşure etkinliği olmadığını vurguladı.

Coşkun şöyle konuştu:

“Bugün burada yalnızca bir program düzenlemiyoruz. Bugün burada yalnızca bir lokma dağıtmıyoruz. Bugün burada yalnızca geçmişte yaşanmış bir acıyı anmıyoruz. Bugün burada bir hafızayı ayağa kaldırıyor, bir inancı diri tutuyor, bir yolu geleceğe taşıyoruz.”

Muharrem ayının yalnızca matemle değil, adalet, ahlak, paylaşma ve kardeşlik kavramlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, Kerbela’nın insanlık tarihinin ortak vicdan meselelerinden biri olduğunu söyledi.

“KERBELA YALNIZCA BİR TARİH DEĞİLDİR; İNSANLIĞIN VİCDANIDIR”

Ali Coşkun, konuşmasının önemli bir bölümünü Kerbela’nın tarihsel ve evrensel anlamına ayırdı.

Hz. İmam Hüseyin’in mücadelesinin yalnızca bir döneme ya da topluluğa ait olmadığını ifade eden Coşkun, Kerbela’nın adalet ile zulüm, hakikat ile baskı arasındaki tarihsel mücadelenin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı.

Coşkun şu ifadeleri kullandı:

“Kerbela’da yalnızca bir soy değil; insanlık onuru, adalet ve iman ahlakı büyük bir imtihandan geçmiştir. Hüseyin’in duruşu çağları aşan bir hakikat çağrısıdır.”

Zulüm karşısında susmamanın, mazlumun yanında durmanın ve adaletten vazgeçmemenin Hüseynî duruşun temel ilkeleri olduğunu söyleyen Coşkun, bu anlayışın bugün de toplumsal hayat için güçlü bir yol gösterici olduğunu belirtti.

“AŞURE, FARKLILIKLARIN KARDEŞLİĞE DÖNÜŞTÜĞÜ ORTAK VİCDANDIR”

Ali Coşkun konuşmasında aşurenin taşıdığı toplumsal mesaja da dikkat çekti.

Aşurenin yalnızca bir gelenek ya da ikram olmadığını ifade eden Coşkun, farklılıkların bir arada yaşayabilmesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirtti.

Coşkun şöyle konuştu:

“Farklı nimetler aynı kazanda buluşur. Her biri ayrı renkte, ayrı tatta ama sonunda tek bir berekete dönüşür. İşte bizim toplum anlayışımız da budur.”

Lokma paylaşmanın Alevi inanç dünyasındaki önemine dikkat çeken Coşkun, birlik ve rızalık kültürünün korunmasının yalnızca inanç önderlerinin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

“GENÇLERİMİZE YOLUMUZU ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın gelecek vizyonuna da değinen Ali Coşkun, yürütülen çalışmaların merkezinde genç kuşakların bulunduğunu belirtti.

Coşkun, ocak geleneğinin ve Alevi-Bektaşi öğretisinin yalnızca törenlerle değil, eğitim, kültür, araştırma ve kuşaklar arası aktarım yoluyla yaşatılabileceğini ifade etti.

“Biz bugün buradan bir söz vererek ayrılacağız. Ocaklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Gençlerimize yol açmaya devam edeceğiz. Yolumuzu; edep ile, erkân ile, ilim ile ve muhabbet ile anlatmayı sürdüreceğiz.”

DERVİŞOĞLU’NDAN OCAKLAR VE CEMEVLERİ MESAJI


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da konuşmasında Tunceli’nin inanç tarihindeki önemine dikkat çekerek ocak geleneğinin Anadolu ve Balkanlar üzerindeki tarihsel etkisini vurguladı.

 

Tunceli’nin Alevi-Bektaşi inanç dünyasının önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Dervişoğlu, Horasan erenlerinin Anadolu yolculuğu ile ocak geleneği arasındaki tarihsel bağa işaret etti.

Ocakların ve cemevlerinin sorunlarını bildiklerini söyleyen Dervişoğlu, cemevleriyle ilgili meselelerin kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Dervişoğlu’nun Tunceli programında Sarı Saltuk Türbesi ile Tunceli Cemevi’ndeki buluşmalara katılması, farklı ocaklardan gelen inanç önderleri ve canlarla bir araya gelmesi programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.

 

MUNZUR’DAN TÜRKİYE’YE VERİLEN MESAJ: OCAK, HAFIZA VE GELECEK

4 Temmuz’da Munzur Gözeleri’nde başlayan, Sarı Saltuk Türbesi’nde devam eden ve Tunceli Cemevi’nde On İki İmamlar Kurbanı ile Aşure Lokması Programı’yla tamamlanan büyük buluşma, Tunceli’den Türkiye’ye güçlü bir birlik mesajı verdi.

Günün sonunda Tunceli’den yükselen mesaj açıktı:

İnanç, kendi hafızasına sahip çıktıkça yaşar. Hafıza, ocaklarla kuşaktan kuşağa taşınır. Gelecek ise birlik, rızalık, adalet ve muhabbet üzerine kurulur.

Leave feedback about this

  • Quality
  • Price
  • Service

PROS

+
Add Field

CONS

+
Add Field