Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından Tokat’ta düzenlenen Alevi İnanç-Dede Ocakları Bölge Toplantısı, Anadolu’nun farklı bölgelerinden ve çevredeki yüzlerce köyden gelen canların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Semahların dönüldüğü, deyişlerin seslendirildiği buluşmada, Vakfın Kurucu Başkanı Ali Coşkun tarafından katılımcılara Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin çerçeveli görseli hediye edildi. İnanç, kültür, tarih ve muhabbetin buluştuğu toplantı, Anadolu Aleviliğinin köklü mirasına sahip çıkma iradesinin güçlü bir ifadesi oldu.
Anadolu Aleviliğinin önemli inanç ve kültür merkezlerinden Tokat, Alevi inanç-dede ocaklarının temsilcilerini bir araya getiren kapsamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
Tokat İnciPark’ta gerçekleştirilen toplantıya Tokat, Sivas, Amasya, Ordu, Çorum ve çevre illerden çok sayıda inanç önderi, dede, ana, baba eren, âşık ve ocak temsilcisi katıldı.
Çevredeki yüzlerce köyden gelen canların da katılımıyla gerçekleşen buluşmada, ocak geleneğinin tarihî önemi, inanç önderlerinin bilgi birikiminin korunması ve Alevi-Bektaşi kültürüne ilişkin bilimsel çalışmalar ele alındı.
Toplantıda konuşan Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfı Kurucu Başkanı Ali Coşkun, Hubyar Ocağı’nın bir mensubu olarak yaklaşık 30 yıldır Alevi inanç ve kültür mirası üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirterek, bu süreçte elde edilen birikimin vakıf çatısı altında kurumsal araştırmalara dönüştürüldüğünü söyledi.
SEMAHLAR DÖNÜLDÜ, DEYİŞLERLE GÖNÜLLER BULUŞTU



Tokat İnciPark’ta gerçekleştirilen tarihî buluşma, yalnızca inanç ve kültür meselelerinin konuşulduğu bir toplantı olmanın ötesine geçerek Alevi-Bektaşi geleneğinin yaşayan değerlerine de ev sahipliği yaptı.
Program boyunca semahlar dönüldü, Anadolu’nun yüzyıllardır dilden dile, gönülden gönüle aktarılan deyişleri seslendirildi.
Dede ocaklarının temsilcileri, analar, âşıklar ve canlar aynı muhabbet meydanında buluşurken, semahların manevi atmosferi ve deyişlerin derinliği salonda duygu dolu anlar yaşattı.
Anadolu’nun farklı yörelerinden gelen canlar, ortak inanç ve kültür mirasının yalnızca tarihî belgelerde değil, yaşayan geleneklerde, deyişlerde ve cem erkânında da varlığını sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.



Buluşmanın anlamlı anlarından biri de Vakfın Kurucu Başkanı Ali Coşkun’un katılımcılara takdim ettiği özel hediyeler oldu.
Tokat ve çevresindeki 140 köyden gelen canlara, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin çerçeveli görseli Ali Coşkun tarafından hediye edildi.
Anadolu Aleviliğinin en önemli manevi önderlerinden Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin hatırasını yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen bu takdim, toplantının dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Bu anlamlı hediye, Hünkâr’ın insan sevgisini, birlik anlayışını ve gönül öğretisini köylerde, evlerde ve gelecek kuşakların hafızasında yaşatma düşüncesinin sembolü olarak değerlendirildi.
“VAKFIMIZIN SERMAYESİ MUHABBET, GÜCÜ İLİM”


Coşkun, vakfın kuruluş amacının Anadolu’daki dede ocaklarının tarihini araştırmak, sözlü kültürü kayıt altına almak ve tarihî belgeleri gelecek kuşaklara ulaştırmak olduğunu ifade etti.
Yürütülen çalışmaların yalnızca geçmişin belgelenmesiyle sınırlı olmadığını belirten Coşkun, şu ifadeleri kullandı:
“Vakfımızın sermayesi muhabbet, gücü ilim, pusulası hakikat, hedefi ise gelecek kuşaklardır.”
Coşkun, çalışmaların başarısının düzenlenen toplantıların büyüklüğünden çok, korunabilen tarihî belgeler ve gelecek kuşaklara aktarılabilen bilgilerle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
“BİR DEDENİN GÖÇMESİ, BİR KÜTÜPHANENİN YANMASI DEMEKTİR”
Konuşmasında dede ocaklarının Alevi inanç sistemindeki yerine dikkat çeken Coşkun, dedelerin tarihî ve kültürel hafızanın önemli taşıyıcıları olduğunu söyledi.
“Dedenin göçmesi, bir kütüphanenin yanması demektir. Biz kütüphanelerimiz yanmasın, ocaklarımızın dumanı daim tütsün istiyoruz.”
Ocak sisteminin korunmasının Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin geleceği açısından önem taşıdığını belirten Coşkun, “Alevilik ocaktır, ocak ise dededir” sözleriyle dede ocaklarının manevi rolünü vurguladı.



Toplantıda, vakfın Tokat ve çevresinde yürüttüğü bilimsel araştırmalar hakkında da bilgi verildi.
Bölgede sürdürülen saha çalışmalarında dedelerin sözlü anlatıları, anaların hafızasında yaşayan deyişler, ailelerde bulunan şecereler ve tarihî belgeler kayıt altına alınıyor.
Vakfın desteklediği araştırmalar arasında Erdebil-Safevi Dergâhı, Hacı Bektaş Veli Dergâhı, Meclis-i Meşâyih defterleri, Tapduk Emre ve Gül Baba çalışmaları ile Sarı Saltık Ocağı Külliyatı bulunuyor.
Araştırmaların, ocaklar arasındaki tarihî ilişkilerin incelenmesi ve elde edilen bilgilerin bilimsel yayınlara dönüştürülmesi amacıyla yürütüldüğü belirtildi.
HORASAN’DAN ANADOLU’YA TÜRKMEN ALEVİLİĞİ
Toplantıda Türkmen Aleviliğinin tarihî ve kültürel kökleri de ele alındı.
Ali Coşkun, Hazreti Ali’nin adalet anlayışı, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmeti, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi, Hubyar Sultan ve Sarı Saltık’ın manevi mirasının Anadolu Aleviliğinin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Türkmen kültürü ile Alevi inanç geleneğinin tarih boyunca birlikte şekillendiğini ifade eden Coşkun, şöyle konuştu:



“Bizim Türkmenliğimiz Alevi irfanımızla yoğrulmuş, Aleviliğimiz Türkmen kültürümüzle yüzyıllar boyunca hayat bulmuştur.”
Orta Asya’dan Horasan’a, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan tarihî süreçte dilin, kültürün ve inancın birbirini tamamlayan bir bütün oluşturduğu vurgulandı.
VAKFIN ÇALIŞMALARI BALKANLAR’A UZANIYOR
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür, Eğitim ve Sağlık Vakfının Anadolu’nun yanı sıra Balkanlar’daki Alevi-Bektaşi topluluklarıyla da temaslarını sürdürdüğü belirtildi.
Vakfın çalışma alanları arasında Arnavutluk’taki Bektaşi dergâhları, Bulgaristan’ın Deliorman bölgesi, Antalya Elmalı, Tunceli Sarı Saltık Ocağı, Ardahan ve Şanlıurfa Kısas’taki Türkmen Alevi toplulukları bulunuyor.
Farklı bölgelerde yürütülen araştırmalarla ocakların tarihî ilişkilerinin belgelenmesi ve ortak kültürel mirasın korunması hedefleniyor.
CUMHURİYET VE EŞİT YURTTAŞLIK VURGUSU
Coşkun, konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü açısından taşıdığı öneme de değindi.
“Cumhuriyet varsa eşit yurttaşlık vardır; Cumhuriyet varsa ocaklarımız özgürce nefes alır, inancımız güven içinde yaşar.”
Anadolu irfanının insanı merkeze alan değerleriyle Cumhuriyet’in eşitlik anlayışının birlikte yaşatılması gerektiğini ifade eden Coşkun, kültürel mirasın korunmasında genç kuşaklara da sorumluluk düştüğünü söyledi.
“BİRLİĞİMİZ BİR TOPLANTININ HATIRASI OLARAK KALMASIN”

Toplantının sonunda ocaklar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve bilimsel araştırmaların sürdürülmesi çağrısı yapıldı.
Ali Coşkun, Tokat’ta bir araya gelen inanç önderlerine seslenerek şu ifadeleri kullandı:
“Birliğimiz bir toplantının hatırası olarak kalmasın! Köylerimizde, ocaklarımızda, cemlerimizde, eserlerimizde ve çocuklarımızın geleceğinde yaşasın!”
Coşkun, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yoluna sadık kalan iz bırakır, ikrarına sahip çıkan tarih yazar, gönülleri birleştiren ise asırlar geçse de yaşamaya devam eder.”
Yoğun katılımla gerçekleştirilen Tokat Bölge Toplantısı’nda, Alevi inanç-dede ocaklarının tarihî birikiminin korunması ve bilimsel araştırmalarla gelecek kuşaklara aktarılması konusunda ortak bir yaklaşım ortaya konuldu.
Toplantıda, vakfın yürüttüğü araştırmaların geliştirilmesi, farklı bölgelerdeki ocaklar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve sözlü kültür mirasının kayıt altına alınmasına yönelik çalışmaların önemi vurgulandı.
Çevre köylerden gelen canların katılımı, semahların manevi atmosferi, seslendirilen deyişler ve Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin hatırasını yaşatan anlamlı hediyelerle Tokat buluşması, inanç ve kültür mirasının yaşayan bir örneğine dönüştü.
Tokat’ta aynı meydanda buluşan canlar, yüzyıllardır Anadolu’yu mayalayan bir hakikati yeniden hatırlattı: Ocaklar yaşadıkça yol, muhabbet sürdükçe birlik, hafıza korundukça tarih yaşamaya devam edecek.







